HANİF OLMAK, Şirketler İmanından Tekil fıtrat İmana/ALİ SARSU
Posted in Kitap'lar on 26 Ara 2009 by muhabbetciDİNİ ALLAH’A HAS KILMAK
Posted in Alıntı Makale, Alıntı yazılar etiketler ile ölüm, büyü, Cin, ecel, edeb, edep, gülen, islam, kur´an, leyla, medyum, mezar, Nur, Nursi, para, reiki, Risale, Said, Sure, Tasavvuf, teosophy.com, yalan on 23 Ara 2009 by muhabbetciDİNİ ALLAH’A HAS KILMAK
İslam dininin en önemli iman akidesi Allah’a şirk koşmamaktır, Kur’an öğretisine göre Allah’ın af etmediği tek günah budur, Kur’an’dan mealen:
- Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını, (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allah’a ortak koşan kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur. 4/48
Şirkin kelime manası ortaklık demektir, Kur’an’a dayalı İslam inancına göre, Allah ve Kainat tamamen bir birinden farklı olup, Kainattaki her şey Allah’ın yaratmasıyla yoktan var olmuş yaratıklar olup, direkt veya dolaylı şekilde her ne ad altında olurlarsa olsun Allah’ın İlahlığından pay almadıkları gibi, Allah’ın kendi zatına ayırmış olduğu hüküm koyma konusuna da katılımları herhangi bir şekilde söz konusu değillerdir, Kuran’dan mealen: Devamı »
Parazit Enerji, yani Reiki
Posted in Mizah etiketler ile aramak, büyü, Cin, din, enerji, islam, Kuran, kur´an, medyum, mezar, Mizah, para, reiki, Tasavvuf, teosophy.com, yalan on 13 Ara 2009 by muhabbetciEskiden Cinler, Periler vardı, Cinci hocalar ve bacılar vardı. Tam onlardan kurtulduk, çağ atladık diyecektik ki, Parazit Enerjiler çıktı ortaya. Yani öte ki ismi ile Reiki!
Şimdi abi olay şöyle başlamış. Japon bir Misyoner ( Dr. Mikao Usui) 19yy kalkmış, kendi kendine düşünmüş. Düşüne düşüne sonunda demiş ki:
- Rei = her yerde var olan! Ki = Ruhsal yaşam enerjisi. der demezde kendinden geçerek yedi aleme anlatmış. Çevresinde ki müritlerini toplamış, onlara şöyle bir bakmış ( artık nasıl baktı ise) ve bol enerjili bir ses ile :
- Benim çabuk elimi tutun, enerjim akıyor. Haydin çabuk! diye bağırmış!
Müridleri ne yapsın, tutmuşlar elinden adamın, akan enerjiyi kendi bedenlerine akıtmışlar! Eskiden bizim Şeyhler yapıyordu bunu, el verme felan hani. Şimdi devir değişti ya, artık Reikiciler yapıyor bunu! Çağa uymak buna derim işte ben! Bak, ne güzel çağ atladı şeyhlerimiz.
Neyse işte, adam sonra başlatmış anlatmaya. Topladığı bir kaç gence el verince, bunlara da bulaşmış bu enerji
(Domuz Gribi gibi, ondan ona). Gençlerde köylerine gidince,önce ailelerine, sonra komşulara, sonrada dünyaya akmış bu enerji.
Yani Reiki her yerde olan bir enerji ama, 19yüzyıla kadar bunu kimse anlayamamış.
***
Şimdi Reiki okulları açıldı. Ne öğretiyorlar ? Efendim oturuyorsun bir grup ile orda, ve ilk öğrettikleri şu :
- Rei: Her yerde var olan! Ki: Ruhsal yaşam enerjisi.
Bunu duyunca “Yahu” dedim, ” ben bunu sanki bir yerde duymuş gibiyim. ?”! Hemen cevap verdiler ” Biz başka birşey demedik, hep vardı ama yeni keşif edildi”.
“hıı” dedim, başkada birşey demedim.
Derken…
Bu gruplarda oturuyorsun, “her yerde var olan ruhsal yaşam enerjisini” arıyorsun. Yani aslında içinde var, var ama, sen cahil olduğundan daha keşif edememişsin (Bizim Şeyhlerde aynısını diyordu da inanmıyordum. Şeyhler yine en azından ALLAH bir diyordu, bunlarda oda yok arkadaş.) Önce bir Mantra diyorlar, sonra bir Çakra! Mantra ve Çakra´nın ortasına birazda Para akıttılarmı oluyor sana Ruhsal Yaşam enerjisi.
Peki bu Reiki ile ne yapılıyor? Yani bu kadar enerjiyi alınca, ne değişiyor sende? Onuda Reikiciler anlatsın! Dinleyelim Abimizi:- Reiki, bir Reiki Master’ının öğrencisine Reiki’yi kullanma yeteneğini transfer etmesiyle (el vermesiyle) olur.
- hıı, ee devam?
- Seminere katılan kişi enerjiyi, enerjinin çalışma sistemini ve Reiki ile ilgili teorik bilgiyi öğrenir elverme inisiyasyon (uyumlanma) seansı sonrasında Reiki enerjisine kanal olup Reiki’yi kullanmaya başlar.
- Bak sen…, abi televizyon kanalı gibimi? Uzak kumandası da varmı acaba? Bir tanede biz alalım diyorduk da…Buyur?! Yok bana bakma sen abi, devam et lütfen.!
- Reiki, kanal olunduktan sonra enerjinin ellerden geçerek aktarılması ile kullanılır.
- Abi, bana sanki burda bıraz atıyorsun gibime geldi.
- Enerji aktarımı sırasında uygulama yapılan kişiye, o kişiden de uygulama yapan kişiye herhangi bir problem geçmez.
- Yok abi, biz zaten garibanız, bizim kendimizden başkasına problemimiz geçmez!.
- Reiki uygularken konsantrasyon gerekmez.
- Peki abi, senimi kıracağız, öyle diyorsan öyledir!
- Reiki için inanmak şart değildir.
- Gözünü seveyim, böyle deme abi ya. Dinsiz diyecekler vallahulazim!
- Siz inanmasanız bile o çalışır ve şifa verir.
- Iyi işte abi, Başbakanımıza bir gönder sen, adam şifa bulsun. Yazık, bak çok hasta enerjisi bozulmuş. Açılım açılım diyor..
- Reiki bir kez elde edilip ömür boyunca kullanılır.
- Abi, ABD bu reikiyi elimizden almaz değilmi? Bak sonra başımız derde girmesin, lütfen doğru anlat şunu!
- Kullanmazsanız bile kaybetmezsiniz.
- Abi sen bizim uyuzu bilmiyorsun, o kesin kaybeder.
***
Burdan tüm Reikicelere sesleniyorum: ” Kardeşim bana enerji menerji göndermeyin, bana yaramıyor. Sinirim alt üst oluyor! Lütfen!! Geçen hanginiz gönderdi ise, göndermişsiniz, bizim uyuzla sabaha kadar kavga ettik. Lütfen göndermeyin! Ben Enerjimi ALLAHTAN alıyorum, sizin gönderdikleriniz ile çakışıyor, sonra bozuluyoruz. Tamir etmesi zor oluyor! Göndermeyin kardeşim bana!!”
Efendim işin kötü tarafı bu. Yani sen istesende istemesende enerji geliyor. Yahu buna eskiden Nazar derlerdi, hani şöyle bir keskin bakıyordun, o an hemen pat bayılıp düşüyorlardı ya, hah işte buda aynen o işe benziyor.
Sen suçlu ol olma, enerji bir geliyor, bir dahada gideyim demiyor.
Bizim Göktürk var, çok sevdiğim bir insan, onun dediğine göre bunlar Satanizm dini imiş. Bence yanılıyor Gardaşım! Iblis bunların arasına girse, üç güne kalmaz iblislikten istifade eder, ederde ALLAHA ” Ya rabbi bana lanet ettin, kovdun huzurundan.., ama bunların yaptıklarını görünce, ben artık iblislikten istifade ediyorum. Lütfen beni bu Parazitlere bulaştırma!” der.
Maide Suresi 63 ruhbanları ve hahamları onları, günah oluşturan sözlerinden, haram yemekten alıkoysalardı olmaz mıydı? Ne kötüdür onların sınaat/teknoloji olarak üretmekte oldukları.
Ruhban vardı, Haham vardı, sonradan Hacı Hoca eklendiydi, şimdi buna birde Parazit Enerjiler eklendi, ayy pardon Reiki diyecektim! Enerjim bozulmuş, kelimeleri karıştırıyorum
Mustafa Çelebi
Hangi Islam: Edep dışı Hadisler (4)
Posted in islam etiketler ile aramak, aşk, ölüm, bülbül, büyü, celebi, diken, din, diyalog, ecel, edeb, edep, eğitim, fethullah, gülen, islam, it, kur´an, leyla, mecnun, medyum, mezar, Mizah, muhabbet, mustafa, Nur, Nursi, Risale, Sure, Tasavvuf, teosophy.com, yalan on 28 Kas 2009 by muhabbetci
Önce ki yazılarım da uydurulan hadislere birçok kez değindim. Islamiyet altında bu tür saçma hadis uyduranlar ne kadar ALLAH´a iman ettiklerini varın siz düşünün artık. Anlatacaklarım daha bitmedi, tam tersine aslında daha işin başlangıcındayız. Başlığı bu sefer “Edep dışı hadisler” diye seçtim.
Hadisleri seçerken bir kısım hadisi bilerek almadım buraya, dileyen hadis kitaplarını bu konuda karıştırır, kendi araştırır bulur. Niçin almadığıma gelince, açıkcası utandım!
Zaten aldığım hadislerde edep dışı rivayetlerdir (affinıza sığınarak alıyorum, bu kardeşinizi inşallah hoş görürsünüz). Tabi ki sadece hadisde kalmayıp bazı son zamanda fetva diye ortaya attıkları saçmalıklardan´da bir demet aldım. Maksat düşündürmek!
Şimdi gelelim affınıza sığınaraktan derlediğim hadislere. Devamı »
Hangi Islam: “Hadis sorunu!”(3)
Posted in islam etiketler ile aramak, aşk, ölüm, bülbül, büyü, celebi, Cin, diken, din, diyalog, ecel, edeb, edep, fethullah, gül, gülen, islam, it, Ku´ran, Kuran, kur´an, leyla, mecnun, medyum, mezar, Mizah, mp3, muhabbet, muhabbetci, mustafa, mutluluk, Nur, Nursi, para, Risale, sevgi, Sure, Tasavvuf, teosophy.com, video, yalan, Şiir on 20 Kas 2009 by muhabbetci
Bir önce ki bölümde (kadın bölümü) gördük´ki kadınlar hakkında bir kısım hadisler ve sözler uydurulmuş. Kur´an ile apaçık çelişen uydurmalar öne sürülmüş ve böylece kadına zulüm yapılmıştır. Şimdi gelelim genel olarak hadis konusuna.
Hadis kelimesi sözlükte “söz, haber” manasına geldiğini görüyoruz. Sünnet “izlenen yol, adet” manasına gelir. Halk arasında yaygın olarak kullanımına göre Peygamber’in söylediği iddia edilen sözlere “hadis”, Peygamber’in davranış biçimleri, hareket tarzları olduğu iddia edilen davranışlara ise “sünnet” denir. Devamı »
“MAYA”sız Marduk
Posted in Mizah etiketler ile aramak, ölüm, celebi, edeb, eğitim, fethullah, gülen, Kuran, mecnun, Mizah, mp3, muhabbet, muhabbetci, mustafa, mutluluk, Nursi, para, Risale, Said, sevgi, Tasavvuf, teosophy.com, video, yalan, Şiir on 17 Kas 2009 by muhabbetciNihayet başardık! Gözünüz aydın, Dünya batıyor. Sonumuz geldi. Tarihi´de belli …
2012 diyorlar..Günüde 12 aralık.
Yani dünya 12 aralık, sene 2012 de bitiyor, yani batıyor, yani yok oluyor, birnevi kayboluyor, yani ne karın ağrısı olacaksa o oluyor. Kahin felanda değil bunu diyenler ha.., yaşı başı yerinde bilim adamları. Ne yani, şimdi bilim adamı yalanmı söyleyecek Bu bilim adamlarının tanımlamasını da hep karıştırım gerçi…, hani bir Astronomlar var birde bu işin bilimsel kahinleri astrologlar var. Marduklara bakıp bakıp gelecekten bahs ediyorlar. 12 gezegen var ya, bu 12 gezegenden artik işine geldiği gibi oku babam oku. Kısmetine ne çıkarsa … Devamı »
Hangi Islam : Kadın (2)
Posted in islam etiketler ile aramak, aşk, ölüm, bülbül, büyü, celebi, Cin, diken, diyalog, edeb, eğitim, fethullah, gül, islam, kur´an, mecnun, medyum, mp3, muhabbet, muhabbetci, mutluluk, Nur, Said, sevgi, Sure, video, yalan, Şiir on 15 Kas 2009 by muhabbetci
Bu bölümü Kadınlara ayırmak istiyorum, nitekim hem kadını yüceltmek amaçlı, hemde kadınların, din adı altında maruz kaldıkları saçmalıkları anlatmak için.
Kuransız islam da en büyük cefayı çekmiş olan hep kadın olmuştur. Bir taraftan ‘ Cennet anaların ayağı altındadır’ hadisi ile kadını yüceltirken, öte taraftan kadını köpek ve domuz ile aynı kefeye koyabilecek kadar edepsizce yaklaşımlara maruz bırakmışlardır. Bunu yaparken utanmadan peygamberin ağzından hadis uydurmuşlar, kadının yatak odasına kadar karışmışlardır. Buyurun neleri yozlaştırdılar görelim hep beraber.
1) Kuranda ki Kadın
Kuranı kerim kadın erkek eşitliğini savunur, asla ve asla erkek yahut kadın yücedir yahut daha aşağıdır diye birşeyler kullanmaz. Buna rağmen dini yozlaştıran kesim (ulemalar, şeyhler, hocalar, ruhbanlar, hahamlar vs vs vs) kadını adeta erkeğin kölesi haline getirmişlerdir. Bunlara örnekler çoktur. Önce biz Kuran kadın ve erkek eşitliği adına neler diyor ona bakalım. Devamı »
Hangi Islam? (1)
Posted in islam etiketler ile aramak, aşk, ölüm, bülbül, büyü, celebi, Cin, diken, din, diyalog, ecel, edeb, edep, eğitim, fethullah, gül, gülen, islam, it, Ku´ran, Kuran, kur´an, leyla, mecnun, medyum, Mizah, mp3, muhabbet, muhabbetci, mutluluk, Nursi, para, sevgi, Sure, Tasavvuf, teosophy.com, video, yalan, Şiir on 12 Kas 2009 by muhabbetci
Hangi Islam diye sorduğum için beni kınamayın. Gerçekten birçok islam anlayışı var olduğundan, bu başlığı seçmeye mecbur kaldım. Soruyorum size “hangi islami yaşıyorsunuz? “. Şimdi şaşkın şaşkın bana bakıp ” kaç islam var ki ” diyenleri duyuyor gibiyim.
Açıklayayım efendim. Üç Islam var
1) Kuran´da ki Islam
2) Kültürel Islam
3) Ilımlı Islam
…
Tek tek bunları ele alacak olursak, o zaman sizde göreceksiniz ki gerçekten üç ayrı islam anlayışı var imiş. Aslında suç insanlarımızda değil, suç başlarında olan sahtekar hocalarda, daha doğrusu Ruhban sınıfında! Devamı »
Gözünüz aydın Müslümanlığınız kalmadı artık! !
Posted in Nurculuk, islam etiketler ile celebi, din, diyalog, ecel, edeb, eğitim, fethullah, gül, gülen, islam, Ku´ran, Kuran, kur´an, mustafa, Nur, Nursi, Risale, Said, Sure, Tasavvuf on 10 Kas 2009 by muhabbetciBu işi yapanlar alınlarını secdeye nasıl koyabiliyor çok merak ediyoruz.. Önceden beri bildiğimiz, fakat elimizde belge olmaması sebebiyle haber yapmadığımız bir olayı elimize belge geçtiği için artık açıklıyoruz.
2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığı komisyonu tarafından çıkarılan ilkokul 5. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında Kelime-i Tevhid’in sonu yok!
Nasıl olur demeyin, aynen şöyle yazıyor: “la ilahe illallah “ bu kadar.. Gerisi yok.. Oysa tamamı nasıldır: “la ilahe illallah muhammeden resulullah”
Attıkları kısım ‘ Muhammed Allah’ın elçisidir” kısmı…
Özgürlük?
Posted in Söyleşi etiketler ile aşk, ölüm, bülbül, celebi, Cin, din, ecel, edeb, eğitim, islam, Ku´ran, Kuran, leyla, mecnun, muhabbetci, mutluluk, para, sevgi, Sure, Tasavvuf, yalan, Şiir on 06 Kas 2009 by muhabbetciBir insan başka bir insan ile bir birliktelik düşünüyorsa, bunun için öncelikle ne yapması gerekir acaba? Önce kendi bildiği
doğruları, karşısındakinin doğrulari ile karşılaştırıp, ortak noktalarda buluşması gerekmezmi? Karşısındakinin sevmediği hareketleri terbiye edip, sevdiği kişininde kendisinin sevmediği konularda terbiye etmesini beklemezmi? Tabi ki bekler ve beklemekte haklıdır da.
Peki karşıda ki insan egosuna kapılmış ve sadece kendi doğru bildiği özgürlükleri yaşıyorsa? Klasik olayları biliriz, kadın mini etek giyinmek ister, sevgilisi karşı çıkar, çünkü bir erkek için onur kırıcıdır bu. Bayan şimdi buna rağmen, her zaman giyinme özgürlüğünü savunupta, giyiniyorsa ne olur bu işin sonu? Yine buna benzer klasik bir olay, erkek hep kahveye gider, kadın bunu bitabi istemez. Erkek ise kadını dinlemez ve devam eder. Bu hayatın sonu, bu birlikteliğin sonu nereye kadar gider? Bir evlilikte, daha doğrusu bir beraberlikte, en başta ki görev, kendi özgürlüklerini. karşında ki insanın sınırları içinde yaşaması değilmidir? Her iki tarafta sevdiği insanın sınırları içinde yaşarsa sorun çıkarmı? Tabi ki çıkmaz. Bir insanın kıymeti ve değeri yaşadığı özgürlükler kadar değildir, onun kıymeti ve değeri yaşayabileceği halde, sevgilisine karşı olan saygısından ve sevgisinden yaşamadığı özgürlüğü kadardır. Verilen emekler karşısında kıymet biçilir, verilmeyen emeğe kimse kıymet biçmez. Gökyüzünden hergün altın yağsa idi, altının değeri olurmuydu? Altının değeri az olmasındandır, ona emek verilip koca kayaların arasından bin zorluklarla çıkarılmasındandır. Eğer yağmur yerine ekmek yağsa idi, ekmeğin kıymetimi olurdu? Bakın Hz Musa halkına, çölde, gökten rızk yağdı, yemek yağdı, bildircin eti ve daha neler neler. Ne yaptı israil evlatları? Gökten yağan yemeği, bir zaman sonra beğenmediler, kıymetini sıfır saydılar. Insanda böyledir işte, belki de kuranı kerim bunu bize anlatmak istemiştir bu güzel olay ile.
Bir insan verdiği emek kadar kıymetlidir. Bir bayan verebildiği fedakarlıklar ile değer kazanır, bir erkek ailesine karşı yaptığı fedakarlıklar ile değer kazanır, kıymeti olur.
‘BENIM ÖZGÜRLÜĞÜM’ diye bağıran insanlar aslında anlamamıştır özgürlüğü. Özgürlük herşeyi dilediğim gibi yapabilmek değildir, özgürlük yapabilme hakkına sahip olduğun halde, bazı şeyleri karşısındakine duyulan saygıdan dolayı yapmamaktır. Karşınızda ki insan sizin bazı yaptığınız şeylerden rahatsızlık duyuyorsa, sizde bunu hiç takmayıp halen yapıyorsanız bu çok büyük bir saygısızlıktır. Saygısızlık ise özgürlük değil, özgürlüğün kısıtlanmasıdır! Özgür olan insan başkaların sınırlarını koruyan insandir! Kendi özgürlük düşüncesini saygısızca başkasına dayatana ‘ Zalim ‘ derler! Kuranı kerim dinde bile bu özgürlüğü tanımıştır.’ Dinde zorlama yoktur’ diyor ayetinde. Din gibi kutsal olan bir güzellikte bile zorlama girince, o güzellik kaybolduğunu kuran bize öğretiyor. Kimse kimseye zorlukla hükmedemez! Kimse kimseye kendi özgürlük düşüncesini yamalayamaz. Bazı insanlar var, diyorlar ki ‘ Ben istediğimi yaparım,kimse bana karışamaz’!
Böylelerine demek gerekir ki ‘ Dilediğini yap, dilediğin şekilde yaşa ama benimle bu şekilde yaşayamazsın! ! ‘. Kabul ederse ne ala, etmezse başkasına kendi dayatmasını yaşatmaya hakkı yoktur. Bu özgürlük değildir! Özgür olabilmek için öncelikle sevdiklerine köle olmak gerekir. Bakın bir bebek özgürdür, ama annesinede muhtaçtır, tabiri caizse köledir! Annesi onu ortada bıraksa, açlıktan ölür heder olur gider. Buna rağmen o bebek, o çocuk özgür değilmidir acaba? Kesinlikle özgürdür ama özgürlüğü başkasına muhtaç olmaktan geçiyor. Niye bunu anlayamıyoruz? Niçin özgürlük diye başkalarını üzüyoruz? Özgürlük saygısızca başkasına kendi şartlanmalarını dayatmakmıdır?Bu özgürlük değildir, bu apaçık saygısızlıktır!
Saygısızlık yapan insan ise, sevgiden yoksun kalmaya kendini mahkum bıraktığını, farkında bile olmadan yaşayacaktır! !
Beled Suresi 12 – 13
Sarp yokuşun ne olduğunu sana bildiren nedir?
Özgürlüğü zincirlenenin bağını çözmektir o.


